Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Tesettür Abiye Modelleri Arayan Müslüman Kadın

İnternette en çok aratılan cümlelerin başında "tesettür abiye modelleri" , "türbanlı abiye modelleri", "sefamerve abiye modelleri", "armine abiye modelleri" geliyor.

Oysa 1987 yılında ilk başörtüsü yasaklandığı zaman okullarına giremeyen üniversite öğrencileri açlık grevine başlamış. Ancak günlerce beklemelerine rağmen kendilerine destek gelmediğini görünce artık isyan etmeye başlamışlar.

Sonra bir mektup yayınlamışlar o dönem.

Mektupta:
"Bugün açlık grevinin 17.günü doluyor. Biz hala sokaktayız. Aç ve bitkin.
Bazı arkadaşlarımız yeni destekler verirken bazı arkadaşlarımız da rahatsızlandı, bayılmış hastanelerde.

Dayanın ey şanlı bacılarımız.

Dayanın, çünkü erkekleri ölmüş bir toplumda kadınlar kendi işlerini kendileri yapmak zorundadır.

Yiğitlerimiz, Bahadırlarımız ölmüş. Mus'ablarımız, Halidlerimiz, Genç Osmanlarımız, Abdulhamidlerimiz ölmüş, iş başa düşmüş.

Ey Mahzun Ramazan sen şahid ol!

Alimlerimiz! Erkeklerimiz! Babalarımız konuşm…
En son yayınlar

Mış Miş Muş Müş

Yılda 214 milyar liralık gıda israfı yapıp "hiç bir şeyin bereketi kalmadı" deme nankörlüklerimiz varmış. O para ile yılda; 16 derslikli 500 okul, 300 öğrenci kapasiteli 150 yurt, 100 yataklı 80 hastane, 500 bin yolcu kapasiteli 18 havalimanı, 500 km bölünmüş yol yapılabilinirmiş. Birleşmiş Milletlere göre çöpe giden yiyeceklerin dörtte biri kurtarılırsa dünya üzerindeki açlık bitecekmiş. Çünkü dünyada israf edilen 1.3 milyon tondan fazla yiyecek, 2 milyara yakın insanı doyurabiliyormuş.

Çocuk, Reklam Ve Pedofili

Algida Dondurma Rezaleti Aleyna Tilki denince hemen hemen herkesin aklına bir yetişkin değil çocukluktan çıkmak üzere olan bir çocuk imajı geliyor. İstediği kadar büyüsün yaş alsın fark etmez, "Aleyna = Çocuk" olarak algılıyor beynimiz.

Ya dondurma?

Dondurma da bize çocukları çağrıştırır. Ağzı yüzü dondurmaya bulanmış gözleri mutluluktan parlayan bir çocuğu görünce kimin yüzü gülmüyor ki?
Algida bu iki figürü birleştirip bir reklam hazırlamış.
Reklam filminde liseli çıplak genç kızlar ergen ve sivilceli genç erkeklere "nasılsın aşkta" diye soruyor. Tuhaf hareketler ile de cinsel tepkime odaklı dans figürleri sergiliyorlar.


Koy yavrum oradan İggy Azalea, üstüne de Rita Ora, Dua Lipa kliplerinden biraz da Alice İn Wonderland'dan arakla al sana Z kuşağı laneti gibi dondurma klibi.

Sonuç ne?
Milyarlarca dolar kazanan şirketler, gözü ve gönlü doymuş pedofililer.

İnsan doğası gereği hep gördüğünden sıkılır. Bilinen sıkıcıdır. Artık kadın çıplaklığı rutine dönüştüğü …

Ramazan Yazıları: 1

"Tuttum ben bu adamı ya!" deriz bazen, bazen de "Onu gözüm tutmadı, dikkat et ona" dediğimiz olur.

"Bu iş tutmadı" diye hayıflanır, "Söylemez olaydım, dilimi tutamadım" diye pişmanlık duyarız.
"Kendini tutamadı tutsa böyle mi olurdu?!" diye suçladığımız bile olur insanları.
Ne zor şu “kendini tutma” meselesi değil mi?

İnsanın başına ne geliyorsa “kendini tutamadığı” için gelmiyor mu zaten?

Cinayet işleyenler cinnet anında kendini tutabilse cinayet işlemek ister miydi? Psikolojik rahatsızlığı yoksa kim 24 saat birini öldürmeyi düşünür ki? Anlık bir kendini tutup tutamama meselesi.

Ah şu Facebook'a az girsek, ah sigarayı bıraksak, içki içmesek, dedikodu yapmasak, o güzel kadın geçerken bakmasak da kendimizi tutsak...

Sonra da kendi zindanlarımızın tutsakları olmasak.

Sahi nedir bu "tutmak"?
Bir şeye sahip olmak mı gerçekten bir şeyin bize sahip olmasına izin vermek mi?
Neden "oruç koşmak", "oruç sallamak"…

Kapalı Zihinler Ve Zihni Kapalı Kadınlar

Efenim bu bilim adamları oturmuş yine, gidip kahvede okeye dönmek komşunun kızını çekiştirmek ya da ne bilim gümüşlerini parlatmak varken bir şey araştırmışlar. Çocuk beyini yedi yaşına kadar THETA boyutunda çalışıyormuş bunu bulmuşlar, sanki çok gerekliydi (!). Yani bu şu demekmiş: Beynin theta formunda olması, uykuyla uyanıklık arasında bir tür hipnoz durumunda ve bu sırada çok yoğun şekilde öğrenmeye açık olması anlamına geliyormuş. Bu düzen içindeyken beyine verdiğiniz her şey, beyinde kalıyor anlayacağınız. Öğreniyor, unutmuyor, bilinçaltına yerleşiyor ne verseniz. Çocuk beyni de işte 7 yaşına kadar theta formunda kaldığı için bu süreçte gördüğü, duyduğu, öğrendiği her şey bilinç altında ağır yer kaplıyor. Mesela Mozart; 4 yaşında müzik aletleri çalmaya başlayan, notaları öğrenen, 5 yaşında kilisede cemaata ilahiler çalan bir çocuk. 7 yaşında ise, bügün bile herkesi hayran bırakan besteler yapmaya başlıyor. Çünkü ufak yaşlarda müzik ile tanışmış. Mesela Einstein; Bizim amcalar …

Bu Kibriniz Nedir?

Yasin Suresi'nde bir adamdan bahsediliyor. Koşarak bir şehre girdiğini, soluk soluğa kavmini elçilere uymaları ve onlara zarar vermemeleri için uyarmasını konu ediyor. Düşünsenize, bir adam bir şehre hak olanın yanında durmak için koşarak geliyor. Terler akıyor şakaklarından, dili kurumuş, su yok, bir yaz günü bir adam bir şehre koşarak doğrunun yanında konum almak için koşuyor. Ne güzel manzara...
Keşke bir adam girse şehrimize bizim de koşarak. Herkes o yaklaşırken ona dönse. Manav elmaları bıraksa, kedi ağzında tuttuğu fareyi. Dikkat kesilsek yaklaştıkça belirginleşen yüzüne. Çağırsa etrafına bizi el hareketiyle. Korkak ve merakla yaklaşsak yanına yavaş yavaş. Nefesi kesilse konuşurken bir su uzatsak belki. İçtikçe rahatlasa, otur şöyle soluk al biraz desek. Soluk bile alacak vakti yok gibi çok telaşla, bize haktan bahsetse adaletten bahsetse tevazudan bahsetse tevbeden bahsetse rahmetten bahsetse.... Bir adam girse bizim de şehrimize koşarak. Canhıraş hatırlatsa hepimize akra…

Bu Defa Üzülmem Sanırım

100 kişilik bir yemekte benim oturduğum yeri hemen bulabilirsiniz. Kesin ekmek falan dökmüşümdür oraya. Nerede en çok ekmek kırıntısı varsa orası benim kalktığım yerdir. Hansel ile Gratel atalarım mübarek, öyle bir saçıp savma. Öyle bir kendini kaybediş yemek sırasında. Baştan aşağı tertemiz giydirin, kusursuz şekilde dışarı gönderin yarım saat sonra ya üstüme bir şey dökülmüştür ya gidip pis bir yere oturmuşumdur ya bir yerini takmışımdır ya sökmüşümdür. Eğer bir yerde mükemmellik varsa oradan ya ben geçmemişimdir ya da güzel yapayım derken diğer bir çok şeyi yıkıp yok etmişimdir. Mükemmel işler yaptığımı mı düşünüyorsunuz? İyi bakın bir daha bakın, mükemmel yapmışsam bile kesin bir yerlerde bozduğum bir şeyler vardır. İnsan ilişkilerim de böyle benim.
Kendi kişisel olgunluk yolculuğuma devam ederken ya ardımda hep enkaz bıraktım ya enkaz gibi yıkıldım kaldım. Elime yüzüme bulaştırdım çoğu zaman çoğu şeyi. Çünkü insanım... Sosyal medya hayatımıza girdiğinden beri herkes en milliyetç…

Pambık Gibi Bulutlar

2010 yılında Dünya Kupası oynanırken vuvuzela moda olmuştu hatırlarsınız. Beyini ile ağızı arasına kompresör taktıran adamların üflerken beyinlerinin sıkışması sırasında icat ettiğini düşündüğüm bu alete öyle sinir olmuştum ki; "size plastik ihraç eden şirket sahibinin inşallah çocuklarının sesi bu boru gibi olur da, sabahtan akşama kadar Hayko Cepkin şarkıları söyler sıpanız" diye beddua etmiştim. Sinirlenince de bedduam pismiş evet, bak şimdi fark ettim. Çok sinirlenmiştim o zaman çünkü maçları sessiz izlemek zorunda kalmıştık arkadaşlarla. (okuyucu Ezgi erkek olabilir mi diye düşünüyor şuan boşver) İşte o siniri bir de dün yaşadım.
Durumları iyi olmayan iki ailenin çocukları halt edip (!) evlenmek istemişler. Kimse de çıkıp bunlara "siz kimsiniz de şamdanı eksik kına gecesi tahtsız düğün yaparsınız ayıp değil mi resmen hadsizlik yauw pis fakirler" dememiş sanırım.

Neyse dedik cahillik etmişler bir işe girişmişler. Bari yardımcı olalım da az hasarla kendilerini s…